Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

24 Aralık 2012 Pazartesi

17 Kasım 2012 Cumartesi

Ben hep kuralina gore oynadim oyunu. ISmdi bakiyorum, hep oyunbozanlar kazaniyormus meger

16 Kasım 2012 Cuma

9 Kasım 2012 Cuma

Aksamlari cok uzun gelmeye basladi. Ne halt yiyecegimi bilemez oldum.

Ne gelen var ne giden,
Kime diyim sozumu

4 Kasım 2012 Pazar

Calismadigim gunler olerek dinlensem
Oje surmeyim ogrendim!!!!! Demek ki sadece pratik meselesiymis. Belki de hersey oyledir.
Vay beee, demek ki artik her seyi basarabilirim. Yok yok, hic etrafina bulastirmadan ve esit dagitarak surmeyi basardigimda her seyi basarabilirim. Gordum, onu ypabilen kadinlar var.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Beden dili diye bi sey varmis megersem, hem de cok onemliymis. Bugun Tekirdag'lilarin dugununde fark ettim. Bende yok ya, ondan varligini fark edemedim galiba bugune kadar.

16 Eylül 2012 Pazar

Hem akrabalarimdan, hem Turk fimlerinden karma bi ruya gordum yine.

Once Abdulkadir dayim vardi. Col gibi bi yerdeyiz. Bana kos gel tut sunu diyor. Oncecik bi boru var var, nerdeyse damla damla bi sey akiyor icinden. Petrolmus, petrol cikmis. Bi gardrop var, onun cekmecelerinin arkasina falan tutuyorum bosluklara dolsun diye, ama hic bosluk yokmus. Bosa gidiyor bosa gidiyor diye bagirarak gidiyor dayim. Sari bi semsiyeyle donup geliyor. Once hic deligi olmadigindan emin oluyorz, sonra petrolu icine dolduruyoruz. Agzina kadar doluyor, sonra petrol aktigi surece semsiyeyi aciyoruz. Hacimin en genis haline ulasiyor, guc bela agzini kapatip eve goturuyoruz.

Ev 76. yurtmus. Yine yokusun tepesinde, ama bu sefer etrafinda tek bir agac bile yok. Ben yeniden sinava giriyorum, hem OSS'ye, hem liselere giris inavina ayni anda giriyorum. Tek surede iki kitapcik bitirmeye calisiyorum.  Birinci olursam bana tek kisilik oda vereceklermis. Onun yerine iki kisilik iki tane odam varmis, ikisi de kucucuk. Biraz orda biraz burd kaliyormusum, cunku birinde sevgilim varmis.

Sonra dayilarim ve ben, Koyden Indim Sehire'deki 4 kardes oluyoruz. Yine colde yuruyoruz. Petrolu eve saklamisiz, yanimiza da bi bakrac almisiz, koyden uzakta alem yapicaz. Uzaktan bi adamin sesi geliyor, "calmislar, calmislar, depomu bosaltmislar" diye, duymazdan gelmeye calisiyorum.

Metin Akpinar en onden yuruyor. Kara Kuleleri goruyoruz. Koyun cikisinda ezelden beri var bu kara kuleler. 3 taneler, farkli yukseklikte. Kimse icine girmemis, kimse ne oldugunu bile merak etmemis. Biz sarki soyleye soyleye yururken yanimizdan bej kuleler geciyor. Normal degil ama, kuma bata cika, bi biri bi digeri geciyor one, etrafimizda daireler ciziyorlar. Bizim aklimiz petrolde oldugu icin fark etmiyoruz.

Oturuyoruz bi yere, aciyoruz petrolu, agzimizin suyu akiyor. Sonra bej kulelerden biri yanimiza yaklasiyor. Kulenin icinni goruyorum ama ruyadaki ben degil, sanki film kamerasi iceri girmis gibi. Odanin birindeki tuglalara bakiyorum. Her biri degisik renkte ama kusursuz ayni buyuklukte. Surekli yer degistiriyorlar ya da bazen bi yerde yok olup diger yerde var oluyorlar. Pixel gibiler, ya da lego gibi. Ama mesela ayna var bir duvarda, bi de boru var, hatta bi de kapi var, onlarn o tuglalardan nasil yapildigini bi turlu anlamiyorum. SOnra 30 kadar tugla bir araya geliyor. Kuculuyor, sekil degistiryor, isiklar saciyor, kirmizi naylon bir el oluyor. Sonra tuglalar aralaniyor, kirmizi el bizim tarafimizi gelip bize gel gel isareti yapiyor. Sanirim bej kulenin ses cikarabilme ozelligi yok.

Biz korkuyoruz, girmek istemiyoruz. Oyle olunca kule sinirleniyor. Once bizi bi taramadan geciriyor, vucudumuzda kanser var mi diye. Bi de yanimizda yavru kedi var, onu da kirmizi el kenara cekiyor zarar gormesin diye. Kanser olmadigimiza ikna olunca ustumuze yuruyup kule ustumuze kapaniyor. Kulenin ici cok serin, cok rahat. En kucuk kardes Halit Akcatepe ben evlenince buraya yerlesicem diyor. Cok guzel kapilari, boydan boya camli bi odasi var. Sonra kule bizi yavas yavas asimile etmeye calisiyor. Suyu emilen bocek gibi kaliyoruz. Ama korktum galiba ki orda uyandim.

31 Ağustos 2012 Cuma

Yeterince Ilhan Irem dinlersem kendi kendime acisiz olur muyum acaba?

12 Ağustos 2012 Pazar

Bugun tekerlekli sandalyedeki bi adamdan laf yedim:

Her uzvu da yerinde masallah, tabi hizli hizli yurur, dedi

Adam hastanin kapisindan cikmisti, iki bacagi ve bir kolu yoktu. Ya ben su hayatta en cok korktugum lafi yedim gercekten, ya da o kadar moralim bozukti ki en cok korktugum lafi yedigimi hayal ettim o gurultude.

Adamin yuzunde kiskancligi gordum, yagmurun altinda kosturan saglikli kollarima bacaklarima ozlemle bakisini gordum.

Sukrettim tekrar Allah'a, bir gun rolleri degismekten cok korkuyorum.
Zamanin nasil gectigini bir turlu fark edemiyorum ya, gicik oluyorum kendime. Gun gun takvim tutabiliyorum ama senenin neresinde ya da hangi senede oldugumuzu asla kestiremiyorum. Meger 9 aydan az kalmis benim postdocumun bitmesine. Yeni is bulma vakti gelmis. O neyse, butun meeting basvurularini 1-2 haftayla kacirmisim :( Uf cok can sikici

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Yine bir ruyayla karsinizdayiz efenim. Bu sefer ailecek ev tasiyormusuz. Yeirn altinda cok kotu bir evimiz varmis. En fazla ona paramiz yetmis. Ama ailecek cadiymisiz. esyalari tek hareketle kapiya dizerken copleri de tek hareketle yolun karsisina diziyoruz. Ama cok cop cikiyor evden, dag kadar oluyor copler. Cop toplayan bi adam var, cikiyor cop posetlerinin uzerine, ben cop krali olduuumm diye bagiriyor. Sonra da sari bir taci kafasina geciriyor. Annem de eline silahi alip adami vuruyor. Megerse annem adam bu dunyadan ciksin baska bir gerceklige girsin diye vurmus adami, ama adam oldugune inandigi icin uzun sure uyanmiyor.
Suya dusuyor coplerin krali, ben daliyorum suya, suyun icinde kollarindan tutuyorum, beraber yuzuyoruz. Adamin gozleri acik. Ben de diyorum ki, artik olu numarasi yapmaktan vazgec, her seyi gordugunun farkindayim. Bi de adam cok fena yakisikli bi esmer. Yuze yuze kardesimin yanina gidiyoruz. O bize cok guzel bir dag manzarasinin onune kirmizi sarapli bi sofra hazilamis (Ramazan Ramazan iste). Adam beni yere itiyor, beraber bayiliyoruz. Orda baska bir ruya gormeye basliyoruz. Kardesim yok, meger kardesimden ayri, tek basimiza olalim diye ruyaya girmisiz. Bi de ben normalde sari sancli, ince yuzlu, zap zayifmisim; adamin ruyasinda beyaz tenli, siyah sacli, biraz etine dolgun tombik olmusum, onun sevdigi siyah elbiseyi giyip inci kolyeyi takmisim. Ayni dag manzarali sarapli sofradaydik, inceden bir muzikte dans ediyorduk.
Ama sonra cemali hocanin -80 dolabi alarm veriyordu, ben de ilk ruyadan uyanip gidip -80'i bosaltip listeliyordum!!!!!

2 Ağustos 2012 Perşembe

Su goz review'u bir an once bitmezse cildirabilirim. Benim tezim bu kadar uzamamisti ya! Bu nasil bir isteksizlik, nasil bir surunme!

15 Mayıs 2012 Salı

Dizi karakterlerinden baska kimsenin sesini duymuyorum geceleri.
Ustelik sevmedigim dizi karakterleri.
Belki de gercekten acincak haldeyim.
Bari aksamustu uyumayayim da hep aklimi koruyacak kadar kuvvetli olayim

2 Mayıs 2012 Çarşamba

2 Mayis, ve hala kislik kabanim bana bakiyor. Olmaz boyle bahar boyle yaz arkadas.

17 Mart 2012 Cumartesi

Allahim Allahim, 4 kilo almis olabilir miyim?
Hipoglisemik oldum yine, acikiyorum elim ayagim titriyor. Ama yien az yiyorum, nedne yine kilo almaya basladim :( :( :( Ohh yooooo

18 Şubat 2012 Cumartesi

10 Şubat 2012 Cuma

Ruyamda Arzu hocalarin evinde yasamaay basliyordum. Of naisl bunaliyorum, icime ata ata nasil sisiyordum anlatamam.
Mumkun mertebe oturma odasina girmiyordum. Hizmetcilerin neden ayri odasi olur daha iyi anladim, meger kafa dinlemek icinmis.
Sadece cocuklarla iyi vakit geciriyordum. Stefan bile bana daha iyi davrnaiyordu.

5 Şubat 2012 Pazar

yirmili yaslarimin son gunu

bir devir kapanir, bir devir acilir...

16 Ocak 2012 Pazartesi

Yuvarlanan taş yosun tutmazmış.
Ter temiz, hafif ve parlak bir taşım ben şimdi. Ama kim bilir, belki bir duvarda yosun tutmak isterdim.

11 Ocak 2012 Çarşamba

1 Ocak 2012 Pazar

Sari taragimin 4. disi de kirildi. Zamana yenik dusmesin sari taragim :)